<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="WordPress/2.9.1" -->
<rss version="0.92">
<channel>
	<title>Hikaye Oku</title>
	<link>http://www.hikayeoku.com</link>
	<description>Hikaye okumak, gerçeğe tanık olmaktır.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 07 Mar 2010 14:52:04 +0000</lastBuildDate>
	<docs>http://backend.userland.com/rss092</docs>
	<language>en</language>
	
	<item>
		<title>Çobanın Aşkı</title>
		<description><![CDATA[Aşıktı delikanlı. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini:
- Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kar etmiyor, son bir çare diye geldik size. Halbuki sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, davul [...]]]></description>
		<link>http://www.hikayeoku.com/ask-hikayeleri/cobanin-aski.htm?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=cobanin-aski</link>
			</item>
	<item>
		<title>Tahir İle Zühre</title>
		<description><![CDATA[Geçmiş zaman ve eski günlerde zengin ve şöhretli bir padişah vardır. Malı, mülkü, askeri kısaca her şeyi vardır. Ancak çocuğu olmamaktadır. Doktorlara gitmiş derdine çare bulamamıştır. Bunlardan fayda göremeyince kendisini eğlenceye verip ve yaptırdığı bahçeye gidip gelmeye başlar.
Bir gün veziri ile çarşıda dolaşmaya çıkar. “Her kim bana bir altın verirse Allah onun muradını versin” diyen [...]]]></description>
		<link>http://www.hikayeoku.com/ask-hikayeleri/tahir-ile-zuhre.htm?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=tahir-ile-zuhre</link>
			</item>
	<item>
		<title>Güneşe Yazı Yazılmaz</title>
		<description><![CDATA[Serdar Tuncer
Çok eski zamanlarda çok uzaklarda bir ülke vardı. Dağların arkasında yemyeşil bir ovaya kurulmuş, insanların yüzünden gülücük eksik olmayan, pırıl pırıl bir ülkeydi burası. Bu ülkenin insanları şimdi her zamankinden daha mutluydular. Çünkü yıllar sonra padişahlarının nihayet bir çocuğu olmuştu.
Nur topu gibi, güzeller güzeli, elleri yumuk yumuk, yanakları al al bir kız bebek. Kurbanlar [...]]]></description>
		<link>http://www.hikayeoku.com/alternatif-tarih-hikayeleri/gunese-yazi-yazilmak.htm?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=gunese-yazi-yazilmak</link>
			</item>
	<item>
		<title>Bir Yol</title>
		<description><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar
Birdenbire ayağa kalktı ve eliyle trenin penceresinden işaret ederek:
-İşte, dedi, şu gördüğünüz küçük yol, şu iki ağaç arasında tepenin eteğini kıvrılan patika&#8230; Fevkalâde hiçbir tarafı yok değil mi? Hemen her yerde bol bol rastgelebileceğimiz alelade bir şey&#8230; Bununla beraber nereye gittiğini, nereden geldiğini bilmediğim, bir dönemeçte kaybolan tozlu parçasından başka hiç bir tarafını [...]]]></description>
		<link>http://www.hikayeoku.com/klasik-oykuler/bir-yol.htm?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=bir-yol</link>
			</item>
	<item>
		<title>Şiir ve Sinek</title>
		<description><![CDATA[Adalet Ağaoğlu
Oh, dedi Şükriye Hanım, ohh, kızım geliyor. Oh Allah&#8217;ım, hiç aklımda yoktu, taa yaz ortasını bulur artık, başka gelemez diyordum, oh ne iyi oldu, bayram seyranlar da bitti artık peş peşe, taş çatlasa mektebi koyup gelemez diyordum, geliyor işte, hey güzel Allah&#8217;ım, ne diye kapatıyorlar mektepleri böyle durup dururken, oh iyi oldu, çok şükür [...]]]></description>
		<link>http://www.hikayeoku.com/klasik-oykuler/siir-ve-sinek.htm?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=siir-ve-sinek</link>
			</item>
	<item>
		<title>Gözlerin Fırtınası ve Ellerin Depremi</title>
		<description><![CDATA[Nedim Gökhan Aydın
Stres vardı ve de sıkıntı. Belki biraz da aşk. Genç yavaş yavaş çevirdi başını; Pencerenin önündeki, en öndeki sıraya doğru. Dalıyordu, neredeyse dalıyordu, zil çaldı… Sıradaki kalktı ve genç onun çıkışını izledi. Düşünüyordu, hem de çok düşünüyordu.
Omzuna dokunan elle ürperdi. Arkadaşıydı, hatta en iyisiydi. Koridora çıktılar ve yürüdüler. Ağır ağır, tebeşir tozlarını ve [...]]]></description>
		<link>http://www.hikayeoku.com/ask-hikayeleri/gozlerin-firtinasi-ve-ellerin-depremi.htm?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=gozlerin-firtinasi-ve-ellerin-depremi</link>
			</item>
	<item>
		<title>Kırık Aynalar</title>
		<description><![CDATA[Münire Daniş
“Bir ayna da, bazı bazı, bir tuz gölü gibi gözleri yakar.”
Exupery
Hüznü sonsuzmuş gibi hissettiren bir nağme sürüyor içimde.
Bir türlü bitmeyen yollara mecbur bir yolcu için hasret öyle eski, öyle uzun bir takvim ki mesafelerinde kaybolmayacak gönül bulunmaz.
O mesafelerde kaybolmayı ben seçmemiştim. Düze çıkmayı düşlerken, sineme aşılamayan kalelerin surları örülüyordu, farkında olamamıştım. O mesafelerin kalbimdeki [...]]]></description>
		<link>http://www.hikayeoku.com/cocuk-hikayeleri/kirik-aynalar.htm?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=kirik-aynalar</link>
			</item>
	<item>
		<title>İnsana Hayvanlık Dersi</title>
		<description><![CDATA[Ahmet Canbaba
Onu ilk gördüğü anı unutamıyordu. Bir gazetede ‘ücretsiz teriyer verilecektir’ ilanını okuduğunda, hemen telefon etmiş, hayvanı görmek ve sahiplenmek istemişti. Bu hayvan sevgisini Can’a sevgili arkadaşı Meliha Yılmaz aşılamıştı. Oysa daha bir ay öncesine kadar Can’ında, canı kadar sevdiği bir teriyeri vardı. Daha iki aylıkken almış, üç yaşını henüz geçmişti ki bir parkta gezdirirken [...]]]></description>
		<link>http://www.hikayeoku.com/trajik-hikayeler/insana-hayvanlik-dersi.htm?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=insana-hayvanlik-dersi</link>
			</item>
	<item>
		<title>Unutulan Yeniçeri</title>
		<description><![CDATA[Sunay Akın
Viyana’yı kuşatmak için yola çıkan ordu, geride kalan kasabalarda birkaç askeri, tedbir olsun diye bırakıyordu. Viyana yakınlarındaki Lambach kentinde de bir grup askerin kalması uygun görülür. Lambach’taki askerler, günlerini gün etmeye başlarlar. Arkadaşları Viyana kapılarında kırılırken, onlar şarap şişesini sabah akşam ellerinden bırakmıyorlardı. Kuşatma bozgunla sonuçlanınca püskürtülen Osmanlı ordusu, neyi var, nesi yoksa toplayarak [...]]]></description>
		<link>http://www.hikayeoku.com/tarih-hikayeleri/unutulan-yeniceri.htm?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=unutulan-yeniceri</link>
			</item>
	<item>
		<title>Projektörcü</title>
		<description><![CDATA[Sait Faik Abasıyanık
8:45 vapuru iskeleden kalktıktan sonra, uzak şimşekler yakınlaşmaya başlamıştı. Anadolu sahili bir ara gözden kayboluverdi. Yağmur, projektörün önünde, birtakım hendese-i musattaha şekilleriyle beyaz ve keskin kaynaştı. Kanepede üstüne başına yağmur sıçrayan, uzak ve puslu ışıkların yandığı evleri düşündüğü pek anlaşılan bir adam, yerinden bir iskeleyi kaçırıyormuş gibi aceleyle kalktı. Projektörcünün yanına doğru ilerledi. [...]]]></description>
		<link>http://www.hikayeoku.com/klasik-oykuler/projektorcu.htm?utm_source=rss&amp;utm_medium=rss&amp;utm_campaign=projektorcu</link>
			</item>
</channel>
</rss>
