
Merih GünayTam karşıda koca bir ağaç var. Ne ağacı olduğunu bilmiyorum, merak da etmiyorum doğrusu. Muhtemelen dedemden bile yaşlı ama heyecanını yitirmemiş bir çocuk gibi bıkmadan yapraklarını değiştirip duruyor yıllardır. Ne zaman kesilip, kapladığı alana beş katlı bir apartman dikilecek sorumun cevabını ise çok merak ediyorum gerçekten. Ağacın, ağaçlığının beni ilgilendiren kısmı bu sadece. Çünkü oturduğum yerden baktığımda boktan bir insan suratı görmeye tercih ederim ne ağacı olduğunu bilmediğim bir ağacı görmeyi.
Halının üzerinde bağdaş kurup oturarak plastik arabalarıyla oynayan tatlı çocuk benim oğlum. Adı Viktor. Oldukça fazla oyuncağı var. Aslında oyuncak dememeli bunlara çünkü hepsi araç. Polis arabası, yarış arabası, ambulans, kamyon vb. Araçlarının hepsi pilli ve ışıklı. Onları birbiriyle çarpıştırıyor hızla ve paramparça ediyor. Çok seviniyor oyuncaklarını kırdığında. Ben de pek üzülüyor değilim doğrusu. Plastik arabalar ucuz.
Karşısına iç çamaşırlarıyla uzanmış onu seyreden yaşlı adam da babam. Benden daha esmer teni. Birçok insandan daha esmer üstelik. Sebebini bilmiyorum ama zenci olmadığını biliyorum. Bu bilgi yeterli benim için. Torununu çok sever, çiçekleri de ve evde hep iç çamaşırlarıyla dolaşır. Çiçekleri ben de severim, henüz torunum yok. Ama iç çamaşırlarımla dolaşmam evde.
(daha fazla…)
Handan GökçekSaatlerdir bozmamıştı dudaklarının sessizliğini. Sanki ağzını açsa ince bir duman çıkacak ve yaşlı bir kadın siluetine dönüşecekti. Uzandığı yerden kalktı. Pencere kenarına geçti. Dışarısı karanlık ve soğuktu. Cama vuran bir-iki damla, yağmurun habercisiydi. Sokak lambasının ışığı karşı kaldırımdaki ince gövdeli ağaca vuruyor, rüzgârın şiddetiyle sallanması, sessiz bir film izliyormuş hissi uyandırıyordu. Sanki az sonra kumral saçları rüzgârla birlikte savrulan resimdeki o kadın gelecekti görüntüye. Beyaz ipekli elbisesi, yağmurun ıslaklığıyla üzerine yapışmış, vücut hatları iyice belirginleşmiş, sokak lambasının altında durup ona bakacaktı. Koşarak inecekti aşağıya, sımsıkı sarılacaktı. “The End” Film bitti… Derin bir boşluk… Ekran karanlık… Yine o eski, tek düze yalnızlık.
(daha fazla…)